Çocuk Diş Sağlığı
Süt Dişleri
Süt dişleri, bebek daha doğmadan anne karnındayken oluşmaya başlar. Bebek yaklaşık 4 aylıkken alt çenede yer alan ön kesici dişler, ağızda süren ilk dişlerdir. Bunu dişleri tam karşılarına denk gelen üst kesici dişler takip eder. Toplam 20 adet olan süt dişleri, çocuk 3 yaşına gelineceye kadar ağızda tamamlanmış olur.
Özel Silivri İnciDent Diş Polikliniği - Çocuk Diş Sağlığı
Bebekte ağız bakımı, doğduktan sonra hemen başlatılmalıdır. Bebeğin ağzı her beslenmeden sonra mutlaka temizlenmelidir. Ağızda ilk dişler sürmeye başlar başlamaz diş fırçalamaya başlanmalıdır.

Çocukta ilk kalıcı dişler 6 yaş civarında, 1. büyük azı dişlerinin ve alt kesici dişlerin sürmesiyle başlar. Sürme işleminin tamamlanması, 20 yaş (akıl dişi) dişlerinin sürmesiyle gerçekleşir.

Bir yetişkinin ağzında, normal koşullarda 4 adet akıl dişiyle birlikte yoplam 32 diş bulunur. Bebeğinizin dişlerini temiz nemli bir bez veya gazlı bezle temizleyin. Süt dişleri sürmeye başladıktan sonra, çocuğunuzun dişlerini yumuşak ıslak bir diş fırçası ile çok az miktarda diş macunu kullanarak fırçalayınız.

6 yaşından küçük çocuğunuzun ancak çok küçük miktarda diş macunu kullanmasını sağlayın ve macunu yutmamasına özen gösteriniz.

Ağızda dişler sürdükten sonra, dişlerin bakımını yapmak ve daimi dişlerle yer değiştirmeye başlamasına kadar ağızda kalmalarını sağlamak gereklidir. Vaktinden önce çekilen süt dişleri, ardından gelecek olan daimi dişlerin sağlıklı sürme sürecini olumsuz yönde etkiler. Kalıcı dişler sürünceye kadar süt dişlerini korumak amacıyla, tavsiye edilen ağız bakım önerilerinin yanısıra büyük azı dişlerine fissür örtücü yapılması önerilir. Fissür örtücüler, sağlıklı olan dişi çürüğe karşı korumak amacıyla uygulanan diş rengindeki dolgulardır.

Süt dişleri, daimi dişlerin oluşmasında çok önemli bir role sahiptir.
Süt dişlerinin görevleri :
Daimi dişlerin düzgün sıralanabilmesi için yer açarlar,
Çiğneme fonksiyonunun gerçekleşmesini sağlarlar,
Konuşmaya yardımcı olurlar,
Çocukta gülme fonksiyonuna katkıda bulunur ve kendine güveni geliştirirler.

Daimi dişler sürdükten sonra çiğneme, konuşma ve gülme fonksiyonlarını süt dişlerinden devralırlar. Daimi dişler çene kemiğinde sürmeye hazır hale gelince, süt dişlerinin kök kısımları onlara yer açmak için en uç noktadan başlayarak erimeye başlarlar. Daimi dişlerin sürmesi ve süt dişlerinin köklerinin erimesi sonucu süt dişleri sallanmaya başlar ve kendiliğinden düşerler.

Kökleri erimiş olan süt dişlerinin çocuğu rahatsız edecek kadar çok sallanması halinde, dişin alınmasına diş hekimi de yardımcı olabilir.

Çocukta ilk süren daimi dişler 6 yaş (1. büyük azı) dişleridir. Bu dişler süt dişlerinin bittiği yerde en arkada sürerler ve bu nedenle de bazen süt dişleriyle karıştırılabilirler.

8 yaşına gelmiş çocukların çoğunda 6 yaş dişleri, genellikle sürmesini tamamlamış olur. Daimi dişler ömür boyu ağızımızda kalacak olan dişlerdir. Yani bu dişlerin başına herhangi bir şey geldiği taktirde ardından sürecek başka diş yoktur. Bu nedenle gerek çürümelere gerekse de kazalara karşı dişlerimizi korumamız gerekir. Unutmamak lazım ki başka yedek dişimiz olmayacaktır.

Daimi dişler sürmelerini tamamladıktan sonra, dişlerin çene kemiğinde gömülü olan kök kısımları yaklaşık 10 yaşına kadar gelişmeye devam ederler, ta ki dişin kök ucu da oluşup kapanana kadar. Bu nedenle 6-9 yaşları arasında dişlerin bir darbeye maruz kalması durumunda henüz gelişim halindeki diş sinirleri hasar görür ve diş kayıpları oluşabilir.
Özel Silivri İnciDent Diş Polikliniği - Çocuk Diş Sağlığı
Çocukların kazayla sonuçlanabilcek oyunlar veya sporlara karşı uyarılmaları ve kask gibi koruyucuları kullanmalarının sağlanması önemlidir. Arabada seyahat esnasında, arka koltukta bile emniyet kemerinin takılı olması gerektiğini unutmamak gerekir.

Herhangi bir durumda daimi dişlerin kazaya uğraması halinde, eğer dişiniz çene kemiğinde bağlı olduğu yerden fırlamışsa :
Diş ağzın dışına çıkmış ve dış ortamdaki materyallerle kirlenmişse, akan temiz bir suyun altında zedelemeden, ovmadan ve fırça kullanmadan yıkayın.

Dişinizi mümkünse dikkatlice çıktığı yere takın.
Eğer yerine yerleştirmek mümkün olmuyorsa süt veya yoksa soğuk su dolu bir kaba koyarak hemen dişhekiminize başvurun.

Önemli not :
Eğer yerinden çıkan diş, süt dişi ise kesinlikle yerine takmaya çalışmayın. Eğer süt veya daimi diş olduğundan emin değilseniz, süt veya su dolu kap içerisinde saklayarak dişhekiminize başvurunuz.

Dişeti hastalığının en önemli diğer etkenlerinden bazıları yoğun şeker içeren besinlerle beslenmektir. Yemeklerden sonra fırçalama ve ağız bakımı yapılmış olsa dahi, öğün aralarında alınan şekerli ve karbonhidratlı yiyecek ve içecekler (meyve suları, kolalı içecekler, gazozlar, şekerli çay-kahve) dişlerin aralarına veya eskimiş dolgu gibi ağızdaki yabancı materyallerin aralarına sızarak bakteri faaliyetlerinin artmasına dolayısıyla da ağız hijyeninin bozulmasına neden olurlar.

Bunun sonucunda kötü ağız kokusu, diş çürükleri, dişeti hastalıkları ve sonrasında da bunlara bağlı olarak diş kayıpları oluşur. İyi bir ağız bakımına ek olarak dengeli beslenme ve vitamin takviyesi ağız sağlığının sağlanamsında önemli rol oynar.

Dişeti dokusunun kendisini yenileyebilmesi ve iyileşme sürecinin hızlanmasında şu maddeler rol oynar :

C vitamini (Askorbik asit)
Flavanoidler: 4000’den fazla çeşidi vardır. Sebze, meyve ve bitkilere rengini veren maddelerdir.
Antioksidandırlar.
Koenzim Q10
B-9 vitamini (Folik asit)
E vitamini
D vitamini
Fissür Örtücü (Sealant) nedir ?
Dişlerin çiğneyici yüzlerindeki doğal oyuklara uygulanarak buralarda yiyecek artıkları ve dental plağın birikmesi için elverişsiz bir ortam yaratan, içerdiği florür elementleriyle aynı zamanda da dişi çürüğe karşı güçlendiren, beyaz renkli plastik bir dolgu çeşididir. Süt dişlerinin daimi dişler sürene kadar yerlerinde kalmaları çok önemlidir. İlk süren daimi dişler olan 6 yaş dişleri de (1. büyükazılar) çürümeye meyil açısından en fazla risk altında olan dişlerdir, zira ilk süren diş olmaları nedeniyle ağızda en fazla kalacak dişler olacaklardır.

Özellikle azı dişlerinin çiğneyici yüzlerinde bulunan doğal çukurcuklar (fissür) yiyecek artıklarının ve dental plağın yerleşmesi için elverişli bir ortam oluşturur. Fırçalama yapılsa dahi bu çukurcuklar eğer derinse, yeteri kadar temizlenemeyebilir. Gün içerisinde yenilen-içilen şekerden zengin besinler bu çukurcuklarda birikir ve diş çürümeleri genelde dişlerin bu zayıf noktalarından başlar.
Özel Silivri İnciDent Diş Polikliniği - Çocuk Diş Sağlığı
Henüz çürük oluşmamış olan azı dişlerine uygulanması gereken fissür örtücüler (sealant), diş ile dental plakta bulunan bakteriler arasında bir bariyer oluşturur ve dişin o bölgelerde çürümesini engeller.

Fissür örtücüler hangi dişlere ve nasıl uygulanır? Sealantlar gerek süt, gerekse de daimi azı dişlerine uygulanır. Uygulanacak olan dişin çiğneyici yüzünde çürük oluşmamış olması gerekmektedir. Eğer çürük varsa, bu "fissür örtücü" değil, "dolgu" olacaktır.

Koruyucu dolgular sağlıklı dişe uygulandığı ve çürük temizleme işlemi yapılmadığı için ağrısız uygulamalardır. Gerek görülürse, sadece dolgunun tutunabilmesi için hafif bir aşındırma yapılır. Sealantlar, uygulama süresi olarak normal dolgudan çok daha kısa sürede uygulanırlar ve aylarca ağızda kalırlar.

Sealantlar normal dolguya kıyasla çok daha ekonomik olup, gerek ağrısız olması, çabuk uygulanması, gerekse de dişe zarar vermemesi, aksine florür vererek güçlendirmesi açısından çok daha avantajlıdırlar.

Çocuğun, rutin kontrollerin haricindeki bir dental uygulama için dişhekimiyle geçireceği ilk deneyimin ağrısız ve kolay olması, çocuğun hekimlere olan güvenini arttıracağından ileride çok daha sağlıklı bir psikolojik yaklaşıma sahip olmasını sağlayacaktır.
Biberon çürüğü nedir ?
Bebek, yaklaşık olarak 6 aylıkken ağzında ilk süt dişleri sürmeye başlar. Bu dönemde halen anne sütü ve benzeri ürünlerle beslenmekte olan bebeğin ağız bakımına özen gösterilmediği taktirde, dişler sürer sürmez çürüyebilirler.
Özel Silivri İnciDent Diş Polikliniği - Çocuk Diş Sağlığı
Biberon çürüğü, biberonla beslenen bebeklerde sık ve uzun süreli şeker içeren sıvı besinlerle beslenmeleri sonucunda süt dişlerinde oluşan çürük çeşididir. Bu sıvı besinler genelde süt, sıvı mamalar, meyve suları ve diğer tatlı içeceklerdir. Bu besinlerde bulunan şeker, bebeğin diş ve dişetlerinde yerleşmiş bakterilerin asit üretimini arttırırlar.

Özellikle gece yatmadan önce ve gece boyunca bebeğin bu besinlerle beslenmesi ve ağız temizliğinin yapılmaması biberon çürüğü olasılığını arttırır.

Bebeğe şeker, bal veya benzeri maddelere batırılmış olan emziklerin verilmesi ağız hijyeninin bozulmasına neden olacaktır.

Anne-babalar biberon çürüğünü önlemek için ne yapmalı? Her öğünden sonra, bebeğin mevcut dişlerini ve dişetlerini nemli bir tülbent veya yumuşak bir diş fırçası ile temizlemek gerekir. Bebek beslendikten sonra su içirilmesi temizlik açısından faydalı olacaktır.

Bebeğin, ağzında içinde şekerli bir içecek bulunan biberonla uyumasına izin vermeyiniz. Bebeğiniz biberonsuz uyumayı reddediyorsa ona, içine sadece su doldurulmuş olan bir biberon veriniz. Eğer içme suyunuz yeteri kadar florid içermiyorsa, takviye yapılması gerekip gerekmediği konusunda diş hekiminize danışınız.

Bebeğiniz 6-12 aylıkken ilk dişhekimi ziyaretlerine başlayınız. İki yaşından itibaren diş fırçalama alışkanlığını kazandırmaya çalışın.
Biberon çürüğünün önemi nedir ?
Biberon çürüğü, bebeğin beslenmesini de etkileyebilecek derecede diş ağrılarına yol açabilir. Çürükler dişin enfekte olmasına ve kaybedilmesine neden olabilir. Eğer süt dişlerinin zamanından önce çekilmesi gerekirse, şu problemler oluşacaktır :

- Beslenme alışkanlığının bozulması,
- Konuşma problemleri,
- Daimi dişlerin sürmesinde gecikme,
- Daimi dişlerin eğri-çarpık sürmesi,
- Daimi dişlerde yapısal bozuklukların olması,
- Daimi dişlerin sarı veya kahverengi renkte sürmesi.